Hoşçakal 2016

Koca bir yıl geride kaldı.. Bu ve geçen yıllarda yaptığım şeylerin, yıllar sonra hatırlamayacağım kadar sıradan şeyler olduğunu farkettim. Ömür geçip gidiyor, yaşanacak o kadar güzel şey varken sıradan olmayı ve rutin bir hayatı tercih etmeyeceğim. İnsanı asıl yaşlandıran da bu değil mi? Artık Vlog çekip, bunları sonradan izlemek üzere rafa kaldırmak yerine, yazıya dökmeye ve paylaşmaya çalışacağım. Bu yazımı da video olarak değil, yazı ağırlıklı yazıyorum.

BELGRAD

Doğa bekçi ile değil, sevgi ile korunur.Andre Theuriet

2016 ‘da bahar gelmeden, açılışı Belgrad ‘a gitmekle yaptık. İstanbul’da yaşadığım için öyle fazla doğayla içiçe olamıyorum. Çünkü malum iş hayatından dolayı bir tek haftasonları müsait oluyorum. Haftasonları da İstanbul ‘da şöyle bir pikniğe gidelim, bi nefes alalım derseniz ve benim gibi kalabalığı sevmiyorsanız kesinlikle herkesin çok rahat ve kolay ulaşabileceği yerleri seçmeyin.

Ben bi kere denedim, bin pişman oldum. Böyle bişey için ya il dışına çıkmak lazım, ya da çok zor ulaşılacak, herkesin gitmeye üşeneceği bir yere gitmek lazım. Bizde bundan yola çıkarak Mart ayında Belgrad’a gittik. Yağmurdan sonra, toprak kokusu, temiz hava, insan yok, İstanbul’ un dışına çıkmak gerçekten iyi geldi.

Evlilik

11Küçüklüğümden beri etrafımda gördüğüm evlilikler hep bana ters geldi. Her insan özgürlüğüne düşkündür. Ama gördüğüm kadarıyla evlilik bunu kısıtlıyor. Hemen bir örnek; erkek evlendikten sonra diğer arkadaşları tarafından hemen dışlanır. Arkadaşları bi yere çağırmak istediklerinde ‘evli barklı adam boşver’ klişeleri dönüveriyor. Bu örneğin algısı da şundan oluşuyor. Evlenen erkek eşine ‘arkadaşlarımla buluşabilir miyim‘ diye sorduğunda, sebepsiz (mutlaka bi sebep yaratılır istenirse) hayır ya gitmeyeceksin izin vermiyorum diyen bayandır. Tamam eşler tabi ki birbirlerine ilgi gösterecek, zaman ayıracak ama sen onu bir yere yollama o seni bir yere yollamasın, ömür; evden işe işten eve mi? Yoksa bütün gün evde çamaşır bulaşık vs.. mi?

Böyle geçsin istiyorsanız tercih sizin. Ama benim ömrümü böyle geçirmek gibi bir niyetim yok, eşiminde..Ben hep bunu kırmak adına böyle bir eş istedim. İnsanı sıkmayacak, özgürlüğünü (mantıksız şeyler dışında) kısıtlamayacak bir eş. Ve buldum. Hayatımın en güzel Nisan’ ında Dünya evine girmiş bulundum. Arkadaşlar evlenmek çok güzel bir şey. Yeter ki anlaşabileceğiniz, ömür boyu bir hayat yürütebileceğiniz bir eşiniz olsun.

KÖY

Tutma ucunu beaHasan AKIN

11Bir enişte efsanesi.. Tutma ujunu bea.. Ben bu lafı duyduktan sonra aynen şöyle oluyorum. Eniştem için bu laf takma kafana boşver demek. Her sene olduğu gibi bu sene de Nisan, Temmuz ve Eylül aylarında Çalıköy’ümüze gittik. Çalışırken bazen Mahmutbey tarafına işim düştüğünde, kendimi Edirne’ ye basıp gitmemek için o kadar zor tutuyorum ki anlatamam. Yazılarımdan da anlaşılmıştır belki ben İstanbul ‘u sevmiyorum. Köyde kalabalık yok, egzoz gazı yok, temiz hava, doğayla içiçe, yediğin herşey doğal, bi yerde patlamamı olacak çatlamamı olacak derdi yok. Evler İstanbul’daki gibi afedersiniz k*çım kadar değil, bahçen var herşeyin var.
Elimden gelse 1 dakika durmayacağım şu İstanbul’ da ama şartlar öyle demiyor. Köye gittiğimde yapmadan dönmeyeceğim şey, yalakların olduğu yere gidip elime bir sopa alıp yalın ayak yürümek, sopayla yalağın içindeki suda şakır şukur oynatıp sesini dinlemek.

Fantaziye bak dediğinizi duyar gibiyim. Ama o kadar rahat ve huzurlu hissediyorum ki. Düşünün nefesinizin sesini duyuyorsunuz her taraf yeşillik ve sadece su sesi. Belki de şöyle bir yeri yaşatmaya çalışıyorum kafamda. Bende de öyle bi şans var ki, resimdeki gibi bi yere gitsem bile kalabalıktan adım atılmaz.

ALANYA

11Alanya’ ya en son çocukluğumda gitmiştim. Bu gidişim hayatımda ilk defa bi uçak kokpitine girmemle mükemmel başladı. Devamında uçaktan indiğim anda nem kelimesinin diğer adının Alanya olduğunu anladım. Böyle bir nem ben hayatımda görmedim. Gündüz dışarıda durmak için denizin içinde akşam etmek gerekiyor. ‘Olmadı gece çıkarız biraz serindir’ dedik gece de nemden yürünmüyor, klimalı açık bi yere gidip orada takılmak lazım. Biz açık alanda uzun süre duramadık. Havanın nemini nefesinde hissediyorsun ve 50-100 mt sonra terlemeye başlıyorsun. Eşim bu konularda hayat kurtarıcıdır. En kötü şartları en iyiye çevirmek konusunda üstüne tanımam. Onun hayat doluluğu sayesinde çok güzel bir tatil geçirdik. Bu tatil için paylaştığım bir videom var.

ÇANAKKALE

11Çanakkale’nin batısında gizli kalmış bir koy. Sadece dağlık tek bir yoldan gidebiliyor buraya. Duymuşsunuzdur, Çanakkale ‘nin denizi cam gibi derler. Bunu tüple daldığımda daha iyi anladım. Drone ‘la 500 metreye kadar çıkıp çekim yaptım, gerçekten harika bir doğası var. Yol üstünde kendi evinin bahçesinde meyvelerini yetiştirip satan bir amcaya rastladık. Adam meyvelerini arka taraftaki kocaman bahçede yetiştiriyor, evinin önünde ufak bir tezgah kurmuş orada satıyor. İsterseniz arka bahçeye gidip istediğiniz meyveleri ağaçlardan tek tek toplayabiliyorsunuz. Tamamen doğal, ilk elden yani. Buranın ‘da videosu mevcut o yüzden lafı fazla uzatmıyorum..

5 KASIM 26’lık Çağlar

Bu doğum günümde diğer doğum günlerimin aksine bütün(gelebilen) arkadaşlarımı çağırmak istedim. Hatta aralarında tesadüfen birbirlerini tanıyan bile çıktı. İlk başlarda eve sığamayacağız, birbirlerini tanımayanlar çok yabancı kalacak diye çok çekindim. Pek öyle olmadı diyebilirim. En azından sığabildik :).Bizim arkadaşlar arasında toplu olarak doğum günü kutlamak, gelenek gibi bir şey oldu artık. Gelmeyen dışlanıyor falan. Yok o kadar değil ama gerçekten çok önemli iş olmadıkça herkes birbirinin doğum gününe gelir. Şurada 30 ‘a kaldı 4 yıl. Yaşlanmayı kendime yakıştıramıyorum. İnsanın ömrü gerçekten su gibi akıp gidiyor. Çocukluk zamanlarımı düşünüyorum da, çok özlüyorum. Ve baktığım zaman geriye dönüş yok.Bunu her düşündüğümde korku ve şok olma duyguları, bu kadar mıydı düşüncesi aklımdan geçiyor. O yüzden monotonluğa hayır. Her günü ne yaparsak yapalım dolu geçirmek lazım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..



1 Yorum Hoşçakal 2016

  1. Burak 21 Ocak 2017 at 21:20

    tutma ucunu bea 😀

    Cevapla

YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir