Akıllıca Planlanan Firar Hikayeleri

Tabii ki bu yazıyı başlı başlına Esaretin Bedeli ‘ne ayırmak gerekir. Hala IMDB ‘de 9.2 ile 1. sırada yer alan bir filmi yazıp anlatmaya gerek yok. Bugün hapishanelerden kaçanların gerçek hikayelerini paylaşacağım.

Tıpkı Esaretin Bedeli’nde ki gibi zaman sıkıntınız olmadığı için yapabileceğiniz şeyler sabır ile birleşince ortaya akıl almaz kaçış hikayeleri çıkıyor. O zaman başlayalım..

Şüphesiz Altacraz; tarihin en korunaklı, ve kaçması en zor olan hapishanelerinden biridir. Üst düzey güvenlik ve önlemlerin yanı sıra, hapishane ‘nin bir adanın üstünde yer alması, buradan kaçmak isteyenler için imkansız hale geliyor.

Ek binalarla giderek büyüyen cezaevi,1 Ocak 1934 tarihinde federal hapishaneye dönüştürüldü. Disiplinin sıkı tutulması amacıyla yeni hükümlü alınmayıp, diğer cezaevlerinden tehlikeli hükümlüler buraya nakledilirdi. 1934 Haziran ‘ında çeşitli yerlerden 196 tutuklu ve hükümlü bu kaçılması çok zor olan adaya taşındı.

Alcatraz Adası, birçok ünlü suçluyu “ağırlamıştır”. Bunlardan bazıları; Al Capone, Doc Barker, George Kelly, “kuş adam” ya da Alkatraz Kuşçusu olarak bilinen Robert Franklin Stroud, Bonnie ve Clyde ikilisinin şoförü Floyd Hamilton ve Alvin Karpis gibi isimlerdi.
Hükümlülerin sayılarla isimlendirildiği Alcatraz ‘da çok basit temel gereksinimler dışında hiçbir ayrıcalık yoktu. Cezaevi kitaplığından yararlanmak için bile en az beş yıl sorun çıkarmayan bir mahkûm olma şartı aranıyor, aşırı akıntıyla çevrili adadan kaçışın çok zor olduğu hapishane koşulları, esir kamplarına benziyordu. Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.

Ancak fırsat gelirse, dışarıya temizlikçi olarak bir saat kadar çıkabiliyorlardı. Ana binada kapılar ve pencereler, demir parmaklıklarla kapalıydı. Burada ve gözetleme kulesinde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliydi. Şu sıralar turistik mekan durumunda olan Alcatraz’dan 14 adet kaçma girişimi olmuştur.

14 Kaçma girişiminden birkaçı;

  • İlk Kaçma Olayı 27 Nisan 1936′da, Joe Bowers, görevi gereği çöp yakarken, adanın sınırındaki çite tırmanmaya başladı. İnmesi için yapılan ikazları reddedince, gözetleme kulesinden bir görevli tarafından vuruldu ve 20-30 metre yüksekten aşağıya düştü. Ağır yaralandı ve öldü.
  • 16 Aralık 1937′da, Theodore Cole ve Ralph Roe, endüstri binasında hasır bölümünde çalışıyordu. Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler. Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular. Bu teşebbüs, şiddetli bir fırtına sırasında yapılmıştı ve körfezin dalgaları hızlı ve sertti. Çoğu kişi onların öldüğüne inanıyor.
  • 14 Nisan 1943′te, James Boarman, Harold Brest, Floyd Hamilton ve Fred Hunter, endüstri binasında, iki görevliyi rehin aldılar. Pencereden kaçtılar. Görevlilerden biri, diğer görevlileri uyarabildi. Adadan uzaklara doğru yüzmekte olan Boarman, Brest ve Hamilton’a ateş açıldı. Hunter ve Brest tutuklandı. Boarman vurulmuştu ve görevliler ona ulaşamadan denizin derinliklerinde kayboldu. Cesedi bulunamadı. Başlarda, Hamilton’un denizde kaybolduğu sanılıyordu. Her nasılsa, iki gün boyunca sahil şeridinde bir kayanın arkasında saklanmış. Hamilton endüstri binasına geri dönünce, görevliler tarafından yakalandı.
  • 21 Mayıs 1941′de, Joe Cretzer, Sam Shockley, Arnold Kyle ve Lloyd Barkdoll isimli 4 mahkûm, endüstri binasında çalışırken, görevlileri etkisiz hâle getirip rehin aldılar. Sonra demir parmaklıkları kesmeye çalışsalar da başaramadılar. Görevlilerden Paul Madigan(sonradan Alcatraz’ın 3. müdürü olan kişi), onları kaçamayacaklarına ikna etti. Onlar da teslim oldular.
  • 31 Temmuz 1945′te, en dahice planlardan birini, John Giles, askeri kıyafetlerin taşındığı limanda çalışma avantajını kullanarak yaptı. Sonunda askeri üniformalardan bir tanesini yürüttü. Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti. Gemiye usulca bindi. Kaybolduğu hemen anlaşıldı. Fakat gemi hareket etmişti. Ama ne yazık ki; gemi, Giles’in umduğu San Francisco’ya değil, bir başka adaya gidiyordu. Giles, karaya ayak basar basmaz, polisler tarafından yakalanarak Alcatraz’a geri gönderildi.
  • 11 Haziran 1962′de, Clint Eastwood’un ‘Alcatraz’dan Kaçış’ filmiyle şöhreti yakalayan bir kaçış olayı gerçekleşti. Bu çok ilginçti. Frank Morris, John ve Clarence Anglin kardeşler, sessizce ve kimseye farkettirmeden hapishaneden kaçtılar. Şöyle ki; ‘Prison Break’ isimli popüler dizideki gibi burada da hücre duvarında bir delik açıyorlar ve bu delik, bitişinde demir parmaklıklar olan bir koridora çıkıyor. Yol hazır, Farkedilmemek için de, kendi maketlerini yapıyorlar. Hem de gerçek saçlarını da kullanarak. Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar. Koridordan havalandırmaya tırmanıyorlar. Buradaki demir çubukları büküp, çatıya çıkıyorlar. Su borularına tutunarak aşağıya iniyor ve kayıplara karışıyorlar. Bugün bile Frank,John ve Clarence`a ne olduğu belirsizdir.

KAYNAK

İki kişiyi öldürmekten müebbet cezası alan Harold Martin Laird 16 yaşında müebbet cezası ile hapishaneye girer. Irkçı çetelerin bulunduğu hapishanede ölüm tehditleri alan Laird, hapishaneden kaçmaya karar verir.
Hücresinin aydınlatma duvarından akıl almaz bir şekilde kaçmayı başaran, ve çitlerden atlarken vücudunu yaralamamak için kendine elbise bile diken bu adam, hiç araba sürmeyi bilmediği halde araba kaçırır.

Polis çevirmesine yakalanıp, normal bir vatandaşmış gibi onlardan kaçmayı başaran Laird, yorgunluktan uyuya kaldığı arabasında polislerin camına vurmasıyla bir kasabada uyanır ve yakalanır.

Hikayeyi bizzat kendi ağzından anlatan Laird şu an hala Texas hapishanesinde ve hapisten kaçtığı için müebbet cezasına 20 yıl daha eklendi.

Quawntay Adams, Ocak 2014 ‘te 64 kg uyuşturucu bulundurmaktan tutuklanır. 30 yaşında son 19 yılının 16 yılını içerde geçirmiştir. Daha önce bir çok kez kaçma girişiminde bulunan Adams, çok güvenlikli Alton hapishanesine nakledilir.

Daha hapishaneye nakledilirken etrafını incelemeye başlayan ve girdiği andan itibaren kaçma planını yapmaya başlayan adams, hücresindeki kameranın arkasındaki kör noktadan, bir çıkış yolu kazar.

Kendine her ırktan insanla ilişki kuran bir bayanın gazete ilanını gören adams, onunla iletişime geçer. Hapishaneye ziyaretlere gelmeye başlayan kadının aklını başından almayı başarır. Hapishaneden kaçarken sevgilisi onu hapishanenin yakınında bir arabada beklemektedir.

Polis Quawntay’ in telefon kayıtlarından Tonya adında bir bayana ulaşır. Quawntay, bir Motel ‘de saklandıktan sonra Tonya ‘yı kendi evine yollar.

Polis Tonya’ nın evine baskın yaptığında, baskılara dayanamayan Tonya, Quawntay ‘nin nerede olduğunu söyler. Polis Quawntay ‘i kaldığı Motel’de kıskıvrak yakaladı. Quawntay ‘in hapisten kaçma girişiminden sonra, cezasına 35 yıl daha eklendi.

Tonya yardım ve yataklıktan tutuklandı, 2 yıl gözaltı şartı ile tahliye edildi. Quawntay şu anda California ‘daki Victorville Federal hapishanesinde tutuklu bulunuyor.



YORUM YAP

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir